Cinsellik, yaşamın en doğal parçalarından biri. Hepimiz cinsel bir varlık olarak dünyaya geliyor ve gelişim sürecimiz boyunca güvenli bir eşlik ve rehberliğe ihtiyaç duyuyoruz. Hepimiz için bu eşlik, en yakınımızdaki yetişkinlerle, birincil bakım verenlerimizle başlıyor. Ancak maalesef, içinde yaşadığımız kültürde cinsel gelişim çoğunlukla ya yok sayılıyor ya da ahlak sisteminin kodları nedeniyle fazlaca kaygılı, risk odaklı ve sınırlayıcı şekilde ele alınıyor. Oysa cinsel gelişim tıpkı bedensel, zihinsel, duygusal ya da sosyal gelişim gibi, çocuğun bütünsel iyilik halinin doğal ve önemli bir parçası.

Yetişkin olduğumuzda, cinsel gelişimle ilgili yaklaşımımızı yalnızca çocukların cinsellikle ilgili sorularına cevap vermek ve onları bilgilendirmekle sınırlandırabiliyoruz. Oysa çocuklar, söylediklerimizden çok, nasıl yaşadığımıza dikkat kesiliyorlar. Bazen yetişkinlerin sadece bir bakışı, hangi konuyu önemseyip dikkate aldıkları ve hangisini görmezden gelip geçiştirdikleri; aile içindeki sorumlulukların dağılımı, sofrada kimin nerede oturduğu, hangi oyuncakla kimin oynayabildiği, arkadaştan duyulan bir söz, ders kitabındaki bir fotoğraf, dizi ya da filmdeki bir sahne… Tüm bunlar, çocuklar için beden, toplumsal cinsiyet, duygular, sınırlar, ilişkiler gibi konulara dair pek çok mesaj taşıyor. İşte bu yüzden hem çocuklarla hem de birbirimizle nasıl ilişki kurduğumuz, duygularımızı, ihtiyaçlarımızı ve sınırlarımızı nasıl ifade ettiğimiz, seçtiğimiz kelimeler, davranışlarımız, çocukların yanında nasıl var olduğumuz büyük fark yaratıyor. Özetle, konu çocuğun sorularına yanıt vermenin ötesine geçiyor; bir bağ, ilişki ve iletişim sürecine dönüşüyor.

Günümüzde çocuklar, cinsellikle ilgili bilgiyi çoğunlukla arkadaş çevresi, internet ve sosyal medya aracılığıyla ediniyor. Bu çeşitlilik bir yandan akranlar arası fikir ve deneyim paylaşımına alan açıyor, çocukların bilgiye erişimlerini kolaylaştırıyor ve birbirleriyle dayanışma alanlarını çoğaltıyor. Öte yandan, yaşa uygun olmayan, fazlaca merak uyandıran, cinsellikle ilgili yanlış inanışları pekiştiren veya zarar veren içeriklere maruz kalma riskini de beraberinde getiriyor. İşte tam da böyle bir ortamda, cinsellik iletişimini ahlak sisteminin kısıtlayıcı kodlarıyla değil; özünde güven, açıklık, saygı, şefkat ve etik perspektif olan bir yaklaşımla kurmak daha da önemli hale geliyor. Böyle kurulan ilişkiler, çocukların kendi bedenleri, duyguları, sınırları ve cinsellikleriyle yaşam boyu kuracakları bağın temelini atıyor, güvenli ve sağlıklı ilişkiler kurabilmelerini destekliyor, karşılaştıkları içerikleri sorgulama ve doğrulama becerilerini güçlendiriyor.

Çocuklarla cinsellik iletişimi kurabilmemiz sadece bilgilenmeyi değil; kendi yaklaşım ve deneyimlerimizi anlamayı, ezberlerimizi sorgulamayı, yerleşik alışkanlıklarımızı gözden geçirmeyi, dilimizi dönüştürmeyi, çocukları saf bir merakla dinlemeye açık olmayı gerektiriyor. Ancak böyle yaklaştığımızda, kapsayıcı ve destekleyici bir cinsellik iletişimi kültürünü birlikte inşa edebiliyoruz. Bu kültürü oluşturmak, yalnızca çocuklarla kurduğumuz doğrudan ilişkilerde değil, onların yaşamına temas eden her alanda sorumluluk almamızı gerektiriyor. Bu sorumluluğu hisseden; çocuklara bakım veren, çocuklarla birlikte ya da onlar için çalışan, çocuklarla cinsellik iletişimi konusunda şefkatli ve etik bir yaklaşım kazanmak isteyen herkesle bu çalışmada buluşmayı umuyoruz.

12 hafta sürecek çalışmamız boyunca, her buluşmaya ilgili konuya dair kavramsal bir çerçeveyle başlayacağız; son bölümde ise sorular ve paylaşımlar aracılığıyla, aktarılan çerçevenin gündelik pratiklerle ilişkisi üzerine birlikte düşünecek ve tartışacağız. Çalışma kapsamında şu konular üzerinde derinleşeceğiz:

Temel Yaklaşımlar ve Kavramlar:  

    • Çocuk ve çocukluk algısı
    • Cinselliğin anlamı ve farklı boyutları
    • Cinsel gelişimin evreleri ve temel özellikleri
    • Cinsel kimliğin bileşenleri
    • Cinsellik iletişimi ve cinsellik eğitimi

Yaklaşım ve İlkeler:

    • Cinsellik iletişiminde temel ilkeler
    • Cinsellik iletişimi ile ilgili mitler ve gerçekler
    • Doğal anlarda sohbet başlatma ve sürdürme
    • Saf bir merakla soru sorma ve dinleme
    • Doğru ve kapsayıcı bir dil kullanma
    • Çocukların sorularına yaşa uygun ve güvenli yanıtlar verme
    • Günlük yaşamdan örneklerle, cinsellik iletişimini güçlendirmenin yolları

Cinsel Gelişimde Öne Çıkan Başlıklar:

    • Beden bilgisi ve bedenlerin çeşitliliği, bedene bakım verme, bedenin ihtiyaçlarını ve sinyallerini fark etme, çocuklarla beden hakkında iletişim kurma
    • Genitallerin (cinsel organların) isimleri ve işlevleri, çocuklarla genitallerle ilgili doğru, güvenli ve saygılı iletişim kurma, genital hijyen konusunda çocuklara rehberlik etme
    • Duygular ve ihtiyaçlar arasındaki bağ, duyguları ve ihtiyaçları tanıma ve ifade etme
    • Çocukların bedensel söz hakları, onay ve onay kültürü, çocuklarla onay kültürüne dayalı ilişkiler geliştirme, kişisel ve bedensel sınırlar, sınırların tanımlanması ve ifade edilmesi, ötekinin sınırlarını anlama
    • Ergenliğin anlamı, ergenlikle değişen beden, duygular, sınırlar ve ilişkiler; ergenlikte ihtiyaçlar ve destek alanları
    • Çocukların merakları, soruları ve bilgiye erişim yolları, bilgi arayışı sürecinde karşılaşılan içerikler, pornografi, güvenilir bilgi kaynakları
    • Bedenlerin, kimliklerin ve ihtiyaçların çeşitliliği, toplumsal cinsiyet eşitliği, şiddetsiz dil ve eylem

Tüm bu konuları ele alırken, soru-cevap, duygu ve deneyim paylaşımı, örnek olay çalışmaları ve tartışmanın yanı sıra; kavramsal çerçevenin birlikte ele alındığı anlatımlar ile bazı başlıklarda maketler ve görsel materyaller üzerinden anlatım ve demonstrasyon yöntemlerini kullanacağız.

Çocukların cinsel gelişim sürecini şefkatli ve etik bir yaklaşımla desteklemenin yolları üzerine birlikte düşünmek, konuşmak ve öğrenmek için sizleri bu sürece davet ediyoruz.

Efsun Sertoğlu, Yürütücü

Efsun Sertoğlu Kimdir?

Cinsellik eğitmeni ve danışmanıdır. Çalışmalarının odağında cinsel haklar, cinsel sağlık, cinsel gelişim, cinsellik iletişimi ve cinsellik eğitimi, toplumsal cinsiyet eşitliği, çocukların bedensel söz hakları, ihmal, istismar ve şiddet biçimlerine karşı koruyucu-önleyici yaklaşım konuları yer alır.

Hak temelli, güçlendirici ve kapsayıcı bir perspektifle “Kapsamlı Cinsellik Eğitimi Programları” geliştirir; bu programları başta okullarda çocuklar, gençler, eğitimciler ve ebeveynler olmak üzere çok çeşitli gruplarla birlikte uygular. Üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve özel kurumlarla; çocuk hakları, çocuk koruma, çeşitlilik ve kapsayıcılık, toplumsal cinsiyet eşitliği, toplumsal cinsiyet temelli şiddetle mücadele alanlarında eğitim ve danışmanlık çalışmaları yürütür.

Eleştirel pedagoji, feminist pedagoji, queer pedagoji, kapsayıcı eğitim, şiddetsiz iletişim ve bağ odaklı yaklaşım gibi yöntemlerden beslenir; kimseyi dışarıda bırakmayan, eşitlikçi, katılımcı ve barışçıl öğrenme-güçlenme alanları kurmayı hedefler.

Kaos GL için “LGBTİ+ Öğrencilerin Haklarını Nasıl Korumalı?” başlıklı eğitimci kılavuzunu hazırlamıştır. “Mimoza Çocuk Çalışmaları Ekibi” üyesi olarak, ekipteki altı arkadaşıyla birlikte, çocukların bedensel söz haklarını odağa alan “Mino’nun Şarkısı” çalışmasını hayata geçirmiştir.

Çocuk, gençlik ve hayvan hakları örgütleri, feminist örgütler ve LGBTİ+ örgütleriyle ortak çalışmalar yürütür, tüm bu alanlarda aktif olarak savunuculuk yapar. “Çocuk Hakları Savunucuları Ağı” ve “Afet-Çocuk Sivil Koordinasyon Ekibi” üyesidir.

İşleyiş

  • Bu çalışma, 8 Şubat – 26 Nisan 2026 arasında, 12 hafta boyunca, her pazar 11.00 – 13.30 saatleri arasında yapılacak canlı-online buluşmalarla ilerler.
  • Çalışma Zoom buluşmaları üzerinden ilerleyeceği için her yerden katılmak mümkün.
  • Bu çalışma katılımcıların canlı-online buluşmalara devamlılığını gerektirir. Yine de bu buluşmalar kaydedilecek ve hastalık, iş, seyahat gibi özel sebeplerle katılamama durumunda, üç kez ile sınırlı olmak üzere kişilerle paylaşılacaktır.
  • Çalışma bağlamında çeşitli konulara ilişkin zengin bir kaynak havuzu süreç içerisinde paylaşılır.
  • Ayrıca çalışma süreci boyunca grup içi haberleşmeyi ve paylaşımı kolaylaştırmak için kurulacak WhatsApp grubunda, her haftanın konularıyla ilgili destekleyici kaynak ve materyaller paylaşılır.

Katılım Koşulları

  • Herkes bu çalışmaya katılabilir. Herhangi bir disiplinde herhangi bir düzeyde olmanız yahut belli konularda ön okumalar yapmış olmanız şart değil. İhtiyacımız olan her şey bizde var: İlgi, yaşam deneyimi ve kavrayış gücü. Fakat bütün süreci dilediğimiz verimde geçirebilmek için belli bir emek ve zaman ayırmak gerektiğini unutmayınız.
  • Kontenjan 25 kişiliktir.
  • Katılım ücreti 14.000 TL’dir (KDV Dahil).

Katılımcıların Yorumları

Başvuru Süreci

Bu çalışmaya katılmak için iletisim.artialan@gmail.com adresine bir e-posta göndererek başvuru yapabilirsiniz. Çalışmaya ve sürecimize dair diğer bilgiler ve ödeme yönlendirmesi, başvuru postanıza cevaben tarafınıza iletilecektir. Herhangi bir sorunuz olduğunda bize her zaman info@artialan.com adresimizden de ulaşabilirsiniz!

Çalışmaya Katılmak İçin

HEMEN BAŞVUR!