Sosyal medyada doktor, avukat ya da öğretmen gördüğümüzde onların mesleki birikimlerini aktaran bir uzman mı, yoksa internet fenomeni birer influencer mı olduğundan emin olamıyoruz. Metroda, hatta lavaboda, iki dakika fırsatını bulduğumuz hemen her anda kaydırarak tüketilen içeriklerle oyalanıyor ya da birkaç tuşla oynanan, tekdüze ama sonsuza dek süren “casual” oyunlar oynuyoruz. Algoritmaların önerdiklerini izliyor, müziğimizi küratörlerin derlediği listelerden, radyolardan dinliyoruz. Trolü görünce tanıyacağımıza inanıyor, buna rağmen sürekli trollenmeye devam ediyoruz.

Bunlar, “sanal dünyanın yalanları, avuntuları, oyalanmaları” ile “çevrimdışı dünyanın acı gerçekleri, somut hakikatleri” ikiliğinin, sıkça düştüğümüz derin bir yanılgı olduğunu gösteriyor. Görünen o ki sosyal medya, dikkatimizi dağıtıyor, bizi başka bir özneye dönüştürüyor ve kendi hakikatini üretiyor; çevrimiçi kadar çevrimdışını da yoğuruyor. İçerisinde yaşadığımız, görsel-işitselleşmekte olan, komikli ve bol emojili dünya, yazdıkça, katkıda bulunup parçası oldukça özneleştiğimizi düşündüğümüz, onun aracılığıyla hakikatimizi aradığımız, çevrimiçi ve çevrimdışıyla sosyal medyanın yeni dünyası.

Yeni Dünya: Sosyal Medya, her şeyden önce bir yazma mecrası olan sosyal medyanın önce yazıya ve yazı üzerinden de dünyamıza bir müdahalede bulunduğunu, bu sırada da dikkatimizi kendine özgü senkronuyla, dikkatsizlik, savsaklama doğrultusunda şekillendirdiğini öne sürüyor. Influencer, Oyunbaz, Küratör ve Trol ise bu yeni sosyalliğin dünyasındaki dört yeni özneleşme tipi.

Mert Karbay’ın aynı zamanda siyaset bilimi alanındaki doktora tezi olan bu değerli eseri üzerine yapacağımız söyleşiye hepiniz davetlisiniz.

Etkinliğimiz ücretsizdir. Kayıt olmanız gerekmez. Zoom bağlantısını başlangıç saatinden 10 dakika önce “Artı Alan Postası” WhatsApp grubundan paylaşacağız. Grup katılımınıza açıktır.

5 Ekim Pazar, saat 20.00’de görüşmek üzere!

Bu etkinlik geride kaldı ancak söyleşi kısmına yeniden erişmek mümkün!