
Mindfulness pratikleri yapmaya başlayan biri öncelikle dikkatini nefeslerine yönlendiriyor. Her bir nefes alış ve verişte, nefesin kendisine yönelen dikkat, düşüncelere, geçmişe ya da geleceğe gitmek yerine, an be an dikkatin nesnesiyle, nefesle bir olmayı deneyimliyor. Bu deneyim zihni ve bedeni birbirine yaklaştırdıkça, bedendeki çok da hoş olmayan duyumlarla da karşılaşıyoruz. Bedende taşıdığımız gerginlik, stres, huzursuzluk, hatta acı artık bize görünür oluyor. Mindfulnes pratikleri yapmaya başladığımızda ve dikkatimizi bedene yönlendirdiğimizde “orada olmaya” direnç gösterebiliyoruz, çünkü bu pratiklerin özsel olarak “hoş” hissettirmesi gerekmiyor. Pratikler, bu konforsuz ya da acı verici bedensel duyumları görmezden gelmeden, ihmal etmeden, üzerini kapatmadan onlarla buluşmanın yolunu gösteriyor. Bir insan hayatı yaşarken kırılan kalbimize de böyle yaklaşmak mümkün.
Hepimizin kalbi biraz kırık. Hiç kırılmamış gibi olsun diye değil; kırılan yerden açılsın, içeri biraz temiz hava, biraz da ışık girsin diye kalbimize bakım verebiliriz. Bir an önce acısı dinsin, dertleri çözülsün diye değil, sadece canı yandığı için kalbimizi anlayışla, mevcudiyetle, sevgiyle sarabiliriz. Zamanla, zaten doğamızda olan şefkati besledikçe, önündeki engelleri kaldırdıkça, doğallıkla söyleyebiliriz: “Tamiri mümkün kalbinin.”
Bu tek oturumluk atölyede öz-şefkatin ne olduğu ve ne olmadığı üzerine konuşacağız, zor anlarda kendimize nasıl yaklaştığımızı keşfetmeye çalışacağız. Herkesin uygulayabileceği pratiklerle nefeslerimizin yatıştırıcı ve besleyici doğasını; zor anlarda kendimizi şefkatle ve nezaketle nasıl destekleyebileceğimizi; ve hem kendimizi hem de diğer varlıkları kapsayan bir sevgi ve iyi niyeti zihnimizde nasıl besleyebileceğimizi öğreneceğiz. Farkındalığı ve şefkati günlük hayatta canlı tutmanın yolları üzerine düşüneceğiz.
Melike Kara, Yürütücü
İşleyiş
- Bu atölye 4 Mayıs Pazartesi günü, 20.00-22.30 saatleri arasında, Zoom üzerinden gerçekleşecektir. (Grubun katılım ve paylaşımına bağlı olarak bu süre değişebilir.)
- Tek oturumluk canlı-online bir atölyedir.
- Atölye akışı deneyimsel ve katılımcı olduğundan kayıttan izleme seçeneği mevcut değildir.
Katılım Koşulları
- Bu atölyeye katılım için herhangi bir ön koşul yoktur, herkes katılabilir. Daha önce farkındalık pratikleri yapmış olmak gerekmez. Açık bir zihinle atölyede bulunmak yeterlidir.
- Atölye sırasında zorlayıcı duygulara temas etme ihtimalini gözeterek katılımcıların kendi sınırlarını ve güvenliklerini gözetmeleri beklenir.
- Kontenjan 25 kişiliktir.
Başvuru Süreci
Aşağıdaki ön talep formunu doldurarak bu çalışma yeniden açıldığında kayıt önceliği elde edebilirsiniz. Çalışma başvuruya açıldığında duyurusu ilk olarak size ulaşacak. (O güzel gün geldiğinde info@artialan.com adresinden bir e-posta alacaksınız, lütfen spam kutunuzu da ara sıra kontrol etmeyi unutmayın.)
