“Annelik doğum (ya da sahiplenme) anında kadına ‘yüklenen’ bir program, bir içgüdü ya da ‘kutsal bir görev’ değil bebek/çocukla kurulan özgün ilişki içinde gelişen dönüştürücü bir süreç, bir deneyim, sürekli bir olma, oluşma hali. Tam da öteki olmayan bir ötekinin senden bir başka sen, benden bir başka ben– bir anne-ben çıkarması durumu. Bu oluş hali elbette çatışmalı, çarpışmalı bir hal. Sürekli bir ihtiyaç halinde olan, eski varoluşu, eski ben’i sürekli kesintiye uğratan, çözen, parçalayan bir öteki ile karşılaşmanın, ondan sorumlu olmanın yarattığı zorlamayla malul bir hal. (…) Peki bu dengesizleşme, ya da olma-oluşma halini ciddiye alırsak, geçip gitmesini beklemek yerine bu deneyimin derimizden içeri sızmasına, bizi kökten dönüştürmesine izin verirsek ne olur? Yani anneliğe bir sadakat geliştirsek, onu yeni bir öznelliğe çağrı, bir davet olarak görürsek ne olur?”

Özge Yaka’nın kendi yaşamına dayanan “Annelik Kitabı” hakkında yapacağımız söyleşiye davetlisiniz.

Kadınlık ve annelik arasındaki tarihsel ve gerilimli ilişkide “feminist anne”liğin imkanlarını arayan bu kitabın yalnızca anneler ve kadınlar için değil, babalar, partnerler ve tüm bakım verenler için önemi çok büyük. Bugünün dünyasında anneliğin nasıl bir deneyim olduğunu, hem annenin hem bebeğin/çocuğun yaşadığı güçlüklerin nedenlerinin nereye, nerelere kadar genişlediğini, bireysel ya da aile içi görünen her şeyin en az iki kişiyi ilgilendirdiğini ve böylece toplumsal politik bir alana nasıl açıldığını görmek, bu konular üzerine ciddiyetle, özenle düşünmek zorundayız. Birlikte.

Anneliğin “geçip gitmesi” yerine bir tecrübeye dönüşmesi, bir kadının çileci ahlaka girmeden ama anneliği de bırakmadan kendini ve kadınlığını yaşamaya devam etmesi, çocuğu ve diğer yakınlıkarıyla birlikte “ilişkisel anneliği” geliştirmesi nasıl mümkün? Feminist kuram, psikanaliz, edebiyat burada bize ne der, nasıl fayda sağlar?

Etkinliğimiz ücretsizdir. Kayıt olmanız gerekmez. Zoom bağlantısını başlangıç saatinden 10 dakika önce “Artı Alan Postası” WhatsApp grubundan paylaşacağız. Grup katılımınıza açıktır.

10 Mayıs Pazar, saat 20.30’da görüşmek üzere!